Vahşi Batının Yeni Kovboyları: Call of Juarez Bound in Blood (PC İnceleme)
Vahşi batı deyince aklınıza gelen sahneleri düşünün ve bunlardan bir oyun yapıldığını hayal edin. Sizce ne olur, bence çok tatlı ve tadından yenmeyecek bir oyun olur.
Call of Juarez 2′de düellolardan tutun, at üstünde koşturmaya, çift revolver’a oradan oraya kement atmaya hazır olun. Çünkü bunları ve daha fazlasını yapacaksınız.
FPS oyunları arasına güzel bir giriş yapan Call of Juarez Bound in Blood bize vahşi batının o güzel havasını koklatıyor.
Her bölümün başlangıcında bir karakter seçmemiz gerekiyor. Ray’i seçtiğimizde Thomas da bize yardım ediyor veya Thomas’ı seçtiğimiz de Ray’i yapay zekâ kontrol ediyor. İlk 2 bölüm iki karakterinde kontrollerini kavramamız için yapılmış önce biriyle, sonra diğeriyle oynuyoruz. O bölümlerden sonra ikisinden birini seçmek bize kalmış bir seçenek oluyor.

Konu akışı olarak güzel bir hikayesi olan oyun Ray ve küçük kardeşi Thomas’ı ve kardeşler arasındaki kavgaları, anlaşmazlıkları ve birbirine bağlılıklarını görüyoruz. Oyunda her iki karakterin de iyi olduğu yönler var.

Ray yani diğerine göre yaşlı olan karakterimiz güçlü bir kovboy, yakın mesafelerde oldukça iyi atışlar yapabiliyor ve patlayıcıları çok iyi kullanabiliyor. Ray’leyken çift silahla (yani çift revolver’la) rahatlıkla ateş edebiliyoruz, imleci adamın üzerine getirdiğimizde adamı kendi sabitliyor ve adamları kolayca vurabiliyoruz. Ayrıca bir elinde dinamit taşıyıp, diğeriyle silah yada Gatling gun kullanabiliyor.

Thomas ise uzak mesafe adamı, hızlı ve çevik. Uzak mesafe atışlarda düşmanlarını kolayca indirebiliyor. Yay gibi silahları rahatlıkla kullanabiliyor. Kement kullanabildiği için yüksek yerlere kement atıp tutunabiliyor ve çıkabiliyor. Onun dışında Ray’e göre yüksek yerlere zıplayıp çıkabiliyor. Ray’e göre kötü olduğu özellik silahları otomatik sabitlemiyor.

Şimdi böyle anlatıldığında sanki Ray daha iyi gibi gözükse de oyundaki bölümlere göre Thomas’ın özelliklerininde boş olmadığını görüyoruz. Yani oyun yapımcıları karakterler arasında güzel bir denge yakalamışlar. Ray’in daha yavaş ama daha tecrübeli olması, Thomas’ın hızlı ama silahının otomatik olarak sabitlenmemesi güzel düşünülmüş.
Oyuna gerçek hayat mantığıyla baktığımızda Ray, Thomas’ın abisi ve daha yaşlı olduğu için silahı daha rahat kullanabiliyor ama uzun mesafeyi gözleri yüzünden rahat hedefleyemiyor, yine yaşından dolayı yüksek yerlere kendi başına değil, yardım alarak çıkabiliyor ve hızlı değil ama güçlü. Thomas ise genç, abisi kadar tecrübeli olmadığı için silahları otomatik hedeflenmiyor ama gözleri iyi olduğundan uzaktaki düşmanları kolayca indiriyor, yine gençliğinden dolayı yüksek yerlere rahatlıkla çıkabiliyor ve hızlı hareket edebiliyor.

Oyunun geneline geri dönersek düşmanlarımızı öldürdükçe her iki karakterde de ekranın köşesinde bir bar doluyor, bu bar tamamen dolduğunda “Z” tuşuna basarak oyunda “Konsantrasyon Modu” denilen yavaş çekim moduna giriyoruz, bu modla birlikte Ray’leyken yukarıdaki çubuk bitene kadar mouse’un tuşuna basmadan adamların üzerinde mouse’u gezdiriyor ve adamlar işaretlendikten sonra ya çubuğun bitmesini bekliyor yada yeniden “Z” ye basıp olayın gerçekleşmesini görüyoruz. Thomas’ta ise ilk “Z” tuşuna bastıktan sonra farenin sol tuşuna basarak fareyi geriye çekip bırakıyoruz, hedefleme işini oyun bizim için kendisi yapıyor, böylece silahın horozunu çekerek tek tek adamları indiriyoruz.
Vahşi batı temalı filmleri seviyorsanız, FPS oyunlarını seviyorsanız, bence Bound in Blood’u deneyin, pişman olmayacaksınız.
Benzer Yazılar
Şu anda okuduğunuz konuyu beğenmişseniz, aşağıdaki konularda ilginizi çekebilir.





